ABC, Federal İletişim Komisyonu'nun (FCC) yayınladıkları içerikler nedeniyle televizyon ağlarına karşı "misilleme kampanyası" yürüttüğü iddiasıyla kuruma dava açtı. Salı günü federal mahkemeye sunulan dilekçede, ABC ve ana şirketi Disney, FCC'yi yayın lisanslarını tehdit ederek "ABC'yi ifade özgürlüğü nedeniyle cezalandırmakla" suçladı.
Bu adım, ABC ile Trump yönetimi arasındaki gerilimde yaşanan son tırmanış olarak dikkat çekiyor. Trump yönetimi, özellikle gece kuşağı sunucusu Jimmy Kimmel ve The View programı üzerinden ağın siyasi haberlerini sert bir dille eleştiriyordu. FCC, Şubat ayında The View programının siyasi adaylara ayırdığı yayın süresiyle ilgili soruşturma başlatmış, Nisan ayında ise Disney'e ait ABC istasyonlarından erken lisans yenileme başvurusu yapmalarını istemişti. ABC, FCC'nin bu kararını sert bir dille eleştiren ve ifade özgürlüğünü baskılayacağını savunan bir dizi mektupla karşılık vermişti.
FCC, Temmuz ayında Houston merkezli KTRK istasyonuna, The View programının iki yıllık dönemde siyasi adaylar hakkında yaptığı tüm iç iletişimleri ve siyasi bağışlarını vermesini talep etti. Benzer talepler, Good Morning America, This Week with George Stephanopoulos ve ABC World News Tonight with David Muir programları için de yapıldı.
Disney, The View programının potansiyel konukları seçme sürecini değiştirdiğini kabul etti. Şubat 2026'dan bu yana hiçbir siyasi aday programda görünmedi. ABC, Trump'ın Temmuz ayındaki konuşmasını canlı yayınlamayı reddetti ve bunun yerine ABC News Live üzerinden yayın yaptı. Trump, bu kararın ardından ABC'nin yayın lisanslarının iptal edilmesini talep etti.
ABC ve Disney, FCC'nin yayın lisansı yenileme işlemlerini durduracak acil bir mahkeme kararı talep ediyor. Dilekçede, "Yönetimin ifade özgürlüğüne karşı yürüttüğü kampanyanın sonuçları ABC'nin çok ötesine geçiyor. Yönetim istediğini elde ederse, ülkedeki her medya kuruluşuna verilecek mesaj tartışmasız olacaktır: Sadece yönetimin uygun gördüğü hikayeleri anlatın, aksi takdirde federal hükümetin baskı aygıtıyla yüzleşin. Böyle bir dünyada, basın hiçbir şekilde özgür olarak tanımlanamaz." denildi.