Bu yeni kurulmuş otomobil üreticisinin hiper otomobilini diğer yüksek performanslı araçlardan ayıran şeyi anlamak için önce geleneksel otomotiv mühendisliğine bakalım. Bir araç, geleneksel olarak bir dizi performans hedefi ve yerleşim kısıtıyla başlar. Mühendisler, bu gereksinimleri mevcut üretim süreçlerinin sınırları içinde karşılayan bileşenler geliştirir.
Döküm, dövme, presleme ve işleme gibi bu süreçlerin özellikle geometri konusunda kendi kısıtlamaları bulunuyor. Karmaşık şekiller bu yöntemlerle üretilmesi pahalı ya da imkansız oluyor. Ağırlık azaltımı ise genellikle bütünsel bir optimizasyon yerine tekrarlayan iyileştirmelerle sağlanıyor.
21C'de ise Divergent'in üretken yazılımı ve eklemeli imalat teknolojileri sayesinde işlem sırası adeta tersine çevriliyor. Süreç, yazılım tabanlı bir optimizasyonla başlıyor; bileşenin yapısı, yük gereksinimleri, sertlik hedefleri, çarpışma performansı ve yerleşim kısıtları gibi parametrelere göre belirleniyor. Yazılım milyonlarca farklı geometriyi deneyerek malzemeyi sadece yapısal olarak zorunlu yerlerde kullanan çözümler üretiyor.
Czinger kendi V8 motorunu geliştirdi.

Czinger daha da uç bir fren sistemi tasarladı ancak 21C için daha geleneksel bir düzenek kullanıyor.
Bu yaklaşım, Pareto optimizasyonu olarak bilinen bir tasarım yöntemini ortaya çıkarıyor: Bir alandaki iyileşme, denge sağlanana kadar başka bir alandan fedakarlık edilmesini gerektiriyor. Pratikte bu, bileşenlerin malzemeden yapılacak herhangi bir kesintinin yapısal bütünlüğü bozacağı, herhangi bir eklemenin ise gereksiz ağırlık oluşturacağı sınıra kadar geliştirilmesi demek. Ortaya çıkan geometriler, işlenmiş metal parçalardan çok biyolojik büyüme desenlerini andıran dallanmış kafes yapılarına veya organik iskelet formlarına benziyor. Tasarım tamamlandığında devasa yazıcılar, bileşeni toz metalden üretmeye başlıyor.
Czinger, bu yaklaşımı 21C'nin süspansiyon bileşenlerinden şanzıman kutusuna ve özel yapıştırıcılarla birleştirilen çok parçalı montajlara kadar her şeyi üretmek için kullanıyor. Şirkete göre, mevcut nesil yazıcılar saatte yaklaşık bir kilogram basılı metal parça üretebiliyor. Bu da 21C'nin arka alt şasisi gibi büyük ve karmaşık bir parça için yaklaşık iki gün anlamına geliyor.