Dünya çapında fizikçiler arasında yapılan devasa bir anket, evrenin en büyük gizemlerinden bazıları hakkında şaşırtıcı derecede az fikir birliği olduğunu ortaya koydu. Standart kozmoloji modeli, karanlık maddeye dair önde gelen açıklama ya da herhangi bir kuantum kütleçekim teorisi çoğunluğun desteğini alamadı. Daha güçlü bir uzlaşının görüldüğü tek alan dikkat çekiciydi: Katılımcıların yüzde 68'i, Büyük Patlama'nın ille de zamanın başlangıcını temsil etmediğini söyledi. Araştırmacılara göre bu bölünmüşlük, fiziğin sınır bölgelerinin hâlâ ne kadar canlı ve kararsız olduğunu gösteriyor.
Şimdiye kadar yapılmış en büyük küresel fizikçi anketi, modern fiziğin en büyük sorularından bazılarının ne kadar çözümsüz kaldığını gözler önüne serdi. Araştırmacılar, kara deliklerden karanlık maddeye, Einstein'ın kütleçekim teorisini kuantum mekaniğiyle uzlaştırma çabalarına kadar pek çok konuda şaşırtıcı derecede az fikir birliği buldu.
ΛCDM (Lambda Soğuk Karanlık Madde) olarak bilinen standart kozmoloji modeli bile katılımcıların çoğunluğunun desteğini kazanamadı. Bu sonuç, karanlık enerjinin zamanla değişebileceğini öne süren Karanlık Enerji Spektroskopik Cihazı'nın (DESI) son bulgularını yansıtıyor olabilir. Böyle bir olasılık, karanlık enerjinin sabit kaldığını varsayan standart modelle çelişir.
Üstelik kozmoloji, fizikçilerin görüş ayrılığına düştüğü tek alan olmaktan çok uzaktı.
Standart cevaplar geniş destek bulamıyor
Perimeter Enstitüsü'nde öğretim üyesi ve Waterloo Üniversitesi'nde profesör olan Niayesh Afshordi, "En çarpıcı sonuç, temel fizikteki 'standart cevapların' ne kadar azının ezici bir destek topladığı; çoğu çoğunluğa bile ulaşamıyor. Önemli olan fizikçilerin kafasının karışmış olması değil. Önemli olan, sınırın gerçekten canlı olması" diyor.
Afshordi, çalışmayı ortak yazar Phil Harper ve Amerikan Fizik Derneği'nin Physics Magazine dergisiyle birlikte yürüttü.
Ankette yer alan sorulardan yalnızca ikisi çoğunluk desteği aldı.
Bunlardan biri Büyük Patlama'yla ilgiliydi. Popüler kültürde sıkça yansıtıldığı biçimin aksine, ankete katılan fizikçilerin yüzde 68'i Büyük Patlama'nın ille de zamanın başlangıcını temsil etmediğini söyledi. Teori, evrenin aşırı sıcak ve yoğun bir durumdan nasıl geliştiğini anlatıyor. Ancak tek başına, zamanın mutlak bir başlangıcı olup olmadığını açıklamıyor.
Çoğunluk eşiğini aşan ikinci nokta ise kozmik şişme oldu. Katılımcıların yalnızca yüzde 51'i, erken evrenin şişme adı verilen aşırı hızlı bir genişleme dönemi yaşadığı görüşüne katıldı.
Karanlık madde hâlâ tamamen açık bir soru
Diğer pek çok büyük soruda yanıtlar çok daha bölünmüş durumdaydı.
Karanlık madde bunun bir örneği. Katılımcıların yalnızca yüzde 17'si, karanlık maddenin henüz keşfedilmemiş düşük kütleli bir parçacık ya da parçacıklardan oluştuğu fikrini destekledi. Yüzde 12'lik bir kesim ise kütleçekim teorisinde değişiklik yapılmasını savundu. Yüzde 21 ile en büyük grup, öne sürülen pek çok açıklamanın bir bileşimini tercih etti.
Yanıtlardaki bu dağılım, modern kozmolojinin temel gizemlerinden biri etrafında ne kadar az uzlaşı olduğunu gözler önüne seriyor.
Kuantum kütleçekimde net bir kazanan yok
Fizikçiler, kütleçekimi kuantum mekaniği çerçevesinde tanımlayabilecek bir teori geliştirme çabası olan kuantum kütleçekim konusunda da benzer şekilde bölünmüş durumda.
Sicim teorisi en fazla desteği aldı, ancak katılımcıların yalnızca yüzde 19'u onu en olası çözüm olarak gördü. Döngü kuantum kütleçekimi yüzde 12 destek alırken, yüzde 18'lik bir kesim kütleçekimin hiç kuantumlaştırılamayacağı olasılığını tercih etti.
Sonuç, onlarca yıllık teorik çalışmaya rağmen tek bir yaklaşımın bile baskın cevap olarak öne çıkamadığını gösteriyor.
Görüş ayrılığı fizik için neden iyi olabilir?
Peki bu kadar yaygın bir fikir ayrılığı alanın geleceği için ne anlama geliyor? Afshordi, uzlaşı eksikliğini başarısızlık değil, fırsat işareti olarak görüyor.
Afshordi şöyle konuşuyor: "Bilimsel gerçek oylamayla belirlenmez. Ama uzlaşı ya da yokluğu, kanıtların nerede yerleşik kabul edildiğini, araştırmacıların nerede hâlâ radikal biçimde farklı fikirlere yer gördüğünü bize söyler. Bu anlamda uzlaşı eksikliği bir ipucu olabilir. Daha iyi veriye, daha keskin teoriye ya da alt dallar arasında yeni bağlantılara ihtiyaç duyulan yerleri işaret eder. Kanadalı şarkıcı ve söz yazarı Leonard Cohen'in ölümsüz sözleriyle: 'Her şeyde bir çatlak vardır, ışık oradan sızar.'"
Bulgular, fizikçilerin yolunu kaybettiğini ima etmek yerine, büyük keşiflerin hâlâ mümkün olabileceği alanlara işaret ediyor. Evrenle ilgili en temel sorulardan bazıları hâlâ açık; bu da yeni gözlemlere, daha güçlü teorilere ve evren anlayışımızı yeniden şekillendirebilecek beklenmedik fikirlere alan bırakıyor.
Anket sonuçları, Physics Magazine dergisinde yayımlanan bir makalede anlatılıyor. Çevrim içi bir panel de okuyucuların yanıtları daha ayrıntılı incelemesine olanak tanıyor.