ABD Temsilciler Meclisi, salı günü federal hükümetin bütçesini aralık ayının başlarına kadar güvence altına alacak geçici bir finansman tasarısını kabul etti. Tasarının yasalaşması için Başkan Trump'ın imzasına ihtiyaç var. Ancak ara seçimlerden hemen önce bir hükümet krizinin yaşanmasını önlemek amacıyla, Trump'ın bu tasarının onaylaması geniş çapta bekleniyor.
Son yıllarda ABD hükümetinin işleyişinde bu tür geçici çözümler sıradan bir hal aldı. Zira tam bir yıllık bütçeyi önceden geçirmek için gereken siyasi uzlaşıyı sağlamak genellikle çok zor oluyor. Nitekim Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçi vekiller arasındaki fikir ayrılıkları, hükümetin açık kalmasını sağlayacak kendi tasarıları üzerinde anlaşmaya varmalarını engelledi. Bunun yerine Meclis, daha önce Senato'dan geçen harcama tasarısının aynısını kabul etmekle yetindi.
Bilim insanları ve destekçileri için bu durum tam bir şans oldu. Zira ağustos ayı başlarında Senato'dan geçen bütçe tasarımı, Yönetim ve Bütçe Ofisi'nin (OMB) yeni bir düzenlemeyi hayata geçirmesini engelleyen önemli bir hüküm içeriyor. Söz konusu düzenleme, siyasi atamalılara bilim alanındaki finansmanın tam kontrolünü verme ve herhangi bir araştırma ödeneğini istedikleri an iptal etme yetkisi tanıyordu. Bilim dünyası için felaket olarak nitelendirilen bu öneri, bilimsel ve sağlık odaklı kuruluşların yoğun tepkisiyle karşılaşmıştı.
İşte bu yoğun tepki, Senato'daki iki ismin harekete geçmesini sağladı. Demokrat Washington Senatörü Patty Murray ve Cumhuriyetçi Maine Senatörü Susan Collins, bütçe anlaşmasına kritik bir madde ekledi. Eklenen bu madde, Yönetim ve Bütçe Ofisi'nin söz konusu tartışmalı düzenlemeyi, 11 Aralık'ta sona erecek olan geçici finansman tasarısının süresi dolmadan önce hayata geçirmesini kesin olarak yasaklıyor.
Bu gelişme kalıcı bir çözüm sunmasa da, yasama organının Yönetim ve Bütçe Ofisi'ne ve diğer yönetim yetkililerine federal harcamalar üzerinde bu denli geniş bir kontrol alanı bırakmaya niyetli olmadığını açıkça gösteriyor. Nitekim tasarının oylama sonuçları da bu mesajı net bir şekilde veriyor: Tasarı, Senato'dan 90'a karşı 6 oyla, Temsilciler Meclisi'nden ise 370'e karşı 48 oyla geçti. Meclis'teki muhalefetin odağında daha çok tasarının diğer unsurları yer alıyordu. Elde edilen bu geniş çoğunluklar, gelecekteki bütçe anlaşmalarına da benzer kısıtlayıcı maddelerin, herhangi bir siyasi kriz yaratılmadan kolayca eklenebileceği ihtimalini güçlendiriyor.