Avrupalı kuruluşlardaki güvenlik liderleri, iş birliği araçlarının ve platformlarının güvenliği konusunda kendilerini olduğundan daha güvende hissediyor. Yeni bir araştırmaya göre, katılımcıların büyük çoğunluğu kullandıkları araçların güvenli olduğunu düşünse de, aynı kişilerin önemli bir kısmı son bir yıl içinde bir güvenlik ihlali yaşadı.
Censuswide tarafından gerçekleştirilen ankete, Avrupa genelinde 300'den fazla güvenlik lideri katıldı. Katılımcıların %84'ü kuruluşlarının kullandığı iş birliği araçlarının güvenli olduğunu belirtti. Ancak aynı katılımcıların %79'u, son 12 ay içinde bu araçlarla ilgili en az bir güvenlik olayı yaşadıklarını itiraf etti.
Bu güvenlik olayları arasında veri sızıntıları (%29), yetkisiz erişim girişimleri (%61) ve kötü amaçlı yazılım bulaşmaları (%34) öne çıkıyor. Ankete katılanların %45'i, iş birliği platformlarındaki güvenlik açıklarının farkında olduklarını ancak bunları gidermek için yeterli kaynağa sahip olmadıklarını söyledi.
Araştırma, güvenlik liderlerinin en büyük endişelerinin başında yanlış yapılandırılmış izinler (%41), zayıf parola kullanımı (%37) ve güncellenmemiş yazılımlar (%42) olduğunu ortaya koydu. Ayrıca katılımcıların %33'ü, çalışanların iş birliği araçlarını kişisel amaçlarla kullanmasının güvenlik riskini artırdığını düşünüyor.
Güvenlik liderlerinin büyük bir kısmı (%28), iş birliği araçlarının güvenliğini artırmak için çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA), erişim kontrolleri ve düzenli güvenlik eğitimleri gibi önlemler aldıklarını belirtti. Ancak uzmanlar, bu önlemlerin yeterli olmadığı ve kuruluşların güvenlik stratejilerini sürekli gözden geçirmeleri gerektiği konusunda uyarıyor.
Anket raporunda, "Güvenlik liderleri, iş birliği araçlarının güvenliği konusunda iyimser bir tablo çiziyor ancak yaşanan olaylar bu iyimserliğin gerçeği yansıtmadığını gösteriyor. Kuruluşların, güvenlik açıklarını kapatmak ve çalışanlarını bilinçlendirmek için daha fazla yatırım yapması gerekiyor" ifadelerine yer verildi.