Robotik alanı yıllardır 'sıkıcı, pis ve tehlikeli' (DDD) kavramlarını kullanıyor. Bu kavramlar, robotların insanlar adına üstlenebileceği, çalışanların kaçınmak istediği iş türlerini tanımlamak için geliştirildi. Klasik bir DDD işinin tanımı şu şekilde yapılıyor: yoğun buhar içindeki bir fabrika zemininde, ağır makinelerle sürdürülen ve can güvenliğini tehdit eden tekrarlı bedensel emek.
Ne var ki hangi insan faaliyetlerinin bu kategorilere girdiğini belirlemek göründüğü kadar basit değil. 'Sıkıcı' bir görev tam olarak ne anlama gelir ve bu nitelendirmeyi kim yapar? 'Pis' iş yalnızca ellerinizi yıkamanız gerektiğinde mi ortaya çıkar, yoksa toplumsal bir damgalanma boyutu da var mıdır? 'Tehlikeli' işleri sınıflandırmak için hangi verilere güvenebiliriz? Yeni araştırmamız bu soruları ele alıyor ve robotik uzmanlarının teknolojilerini geliştirirken iş bağlamını daha iyi anlayabilmesi için bir çerçeve öneriyor.
Araştırmacılar ilk olarak 1980-2024 yılları arasında DDD kavramına yer veren robotik yayınlarını ampirik olarak inceledi. Bulgular çarpıcı: Yayınların yalnızca yüzde 2,7'si DDD'yi tanımlıyor, yüzde 8,7'si ise somut görev ya da iş örneklerine yer veriyor. Mevcut tanımlar arasında büyük farklılıklar var; verilen örnekler de 'endüstriyel üretim' veya 'ev bakımı' gibi oldukça muğlak ifadelerden öteye geçemiyor. Araştırmacılar bu boşluğu doldurmak için antropoloji, ekonomi, siyaset bilimi, psikoloji ve sosyoloji alanlarındaki sosyal bilimler literatürünü tarayarak 'sıkıcı', 'pis' ve 'tehlikeli' iş kavramları için daha sağlam tanımlar geliştirdi. Zira hangi işlerin bu kutulara girdiği sezgisel görünse de arka planda belirleyici olan sosyal, ekonomik ve kültürel faktörler mevcut.
Tehlikeli İşler: Yaralanmaya ya da zarar riskine yol açan meslekler veya görevler
Bir görevin veya işin tehlike düzeyini ölçmek için raporlanmış verilerden yararlanmak mümkün. İş kazası oranlarını ve tehlike faktörlerini ortaya koyan idari kayıtlar ile anketler bu noktada devreye giriyor. Durum basit görünse de bu verilerin nasıl toplandığını, raporlandığını ve doğrulandığını anlamak büyük önem taşıyor.