Hegseth, Temmuz ayında yaptığı açıklamada, söz konusu testlerin ve olası tedavilerin askeri personelin yeteneklerini "geri kazandırmak ve en üst düzeye çıkarmak", onların "sağlık ömürlerini" korumak ve "savaşı sürdürebilmek için gereken biyolojik altyapıya sahip olmalarını sağlamak" amacıyla yapıldığını iddia etmişti.
Sağlık uzmanları ise bu tarama uygulamasının potansiyel olarak zararlı olabileceği gerekçesiyle sert eleştiriler yöneltti. Ne Endokrin Derneği ne de Amerikan Ürolojik Derneği, düşük testosteron seviyeleri için rutin tarama yapılmasını destekliyor.
İç hastalıkları uzmanı ve Amerikan Hekimler Koleji'nin eski başkanlarından Dr. Jason Goldman, Reuters'e yaptığı açıklamada duruma tepki gösterdi. Goldman, "Testosteron almak sizi daha erkek, daha güçlü veya daha zinde bir birey yapmaz. Tıbbın işleyişi böyle değil" dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu, baştan aşağı yanlış ve kötü bir politika."
Ars Technica daha önce testosteron taraması ve tedavisi üzerine detaylı bir inceleme yayımlamıştı. Bu incelemede, Washington Üniversitesi Tıp Merkezi'nin tıp başkanlığı görevini yürüten ve endokrinoloji ile erkek sağlığı alanında uzmanlaşmış olan Bradley Anawalt ile de görüşülmüştü. Anawalt, genel nüfus düzeyinde tarama yapılmasına karşı kanıta dayalı tıbbi gerekçeleri detaylandırmıştı.
Konuyla ilgili değerlendirmesinde Anawalt, "Rasyonel sağlık hizmetlerinde adeta saatleri geriye sarıyoruz" ifadelerini kullandı. Anawalt, "Etik kurallar konusunda endişeliyim. Ortaya çıkacak sağlık sonuçları beni kaygılandırıyor. Gereksiz tetkikler, hatalı değerlendirmeler ve yanlış teşhisler sonucu uygunsuz testosteron reçeteleri yazılmasından büyük endişe duyuyorum" diye konuştu.
Geleneksel testosteron replasman tedavisinin riskleri arasında doğurganlıkta azalma, kırmızı kan hücresi sayısında aşırı artış, sivilce, prostat büyümesi ve uyku apnesi yer alıyor. Daha yüksek dozların kullanılması ise kalp ve damar hastalıkları ile prostat kanseri risklerini artırıyor.