Kanser tedavisinde doğru zamanlama, tedavinin etkinliğini artırmanın anahtarlarından biri olabilir. City St George's, University of London'dan araştırmacılar, tümör tamamen küçülmeden ve direnç geliştirme fırsatı bulamadan tedavi değişikliği yapmanın iyileşme oranlarını artırabileceğini belirtiyor. Stratejinin temelinde, kanser hücrelerinin evrimleşmesine fırsat vermemek yatıyor.
Kanser tedavisindeki en büyük engellerden biri olan ilaç direnci, çoğu zaman tedavinin başarısız olmasına yol açıyor. Çalışmaya liderlik eden Dr. Robert Noble, "Tümörler ilk başta tedaviye yanıt verip küçülse de, birçok vakada zamanla yeniden büyüyor. Bu nüksler, tedaviye dirençli mutasyonlar kazanmış az sayıdaki kanser hücresinden kaynaklanıyor" diyor.
Mevcut standart yaklaşımda doktorlar, kanserin yeniden büyümeye başladığını görene kadar aynı tedaviye devam ediyor. Ancak bu bekleyiş, hayatta kalan kanser hücrelerine evrimleşmek için ek süre tanıyor. İkinci bir tedaviye geçildiğinde, bazı hücreler bu yeni tedaviye karşı da direnç geliştirmiş olabiliyor.
İşte bu noktada evrim teorisi devreye giriyor. Araştırmacılar, ilk tedavi henüz işe yararken ikinci bir tedaviye geçilmesini öneriyor. Dr. Noble bu yaklaşımı "düşmanı yerdeyken vur" stratejisi olarak tanımlıyor. Bu yöntem, dirençli hücrelerin çoğalmasını zorlaştırarak tümörün yeniden yapılanmasını engellemeyi hedefliyor.
Dr. Noble, evrimsel yaklaşımların antibiyotik direnci ve grip aşıları gibi alanlarda çok başarılı olduğunu hatırlatarak, "Aynı yaklaşımların tümörlerde de işe yarayacağını düşünmek için her türlü neden var" ifadelerini kullanıyor.
Araştırmacılar, bu stratejiyi test etmek için bitki ve hayvanların çevresel baskılara nasıl uyum sağladığını inceleyen matematiksel modelleri kansere uyarladı. Bu modeller, kanser tedavisinde yaygın olarak kullanılan mevcut yöntemlerden daha iyi sonuçlar verebileceğini gösteriyor.
Henüz teorik aşamada olsa da, stratejiyi test eden üç küçük klinik çalışma yumuşak doku kanseri, prostat kanseri ve meme kanseri üzerinde devam ediyor. Daha fazla deneyin planlama aşamasında olduğu bildiriliyor.
Modeller, iki farklı tedavinin özellikle küçük tümörlerde etkili olabileceğini, ancak daha büyük tümörler için üç veya daha fazla tedavi arasında geçiş yapmanın gerekebileceğini ortaya koyuyor. Dr. Noble, "Üç veya daha fazla tedavi kullanmak, kanser hücrelerini sürekli değişen bir baskı altına alarak tümörün her tedaviye dirençli bir popülasyon oluşturmasını zorlaştıracaktır" diyor.
Elbette bu yaklaşım her hasta veya her kanser türü için geçerli olmayabilir. Tedavi seçenekleri tümörün türüne, boyutuna ve hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak değişecek. Yine de araştırma, kanser tedavisinde önemli bir paradigma değişikliğine kapı aralıyor: Tedavi başarısız olduktan sonra tepki vermek yerine, direnci önceden tahmin edip tümör daha güçlenmeden müdahale etmek.
Araştırmanın tam metni Genetics dergisinde yayımlandı. Çalışmaya ayrıca Hindistan'dan Srishti Patil, Johns Hopkins Üniversitesi'nden Armaan Ahmed ve Université Paris Dauphine-PSL'den Dr. Yannick Viossat da katkıda bulundu.