Banka kartı yetkilendirme performansındaki sadece yüzde 0,50'lik bir fark, kartı çıkaran kurum için aylık beş haneli bir gelir kaybına yol açabiliyor.
PYMNTS Intelligence tarafından hazırlanan "Eski Nesil Banka Kartlarının Gizli Kar-Zararı" (The Hidden P&L of Legacy Debit) raporu, eski bir banka kartı platformunu işletmenin gerçek maliyetini mercek altına alıyor. İşlemci faturaları genellikle işlem ücretlerini, minimum bakiyeleri ve destek hizmet bedellerini kapsasa da hatalı reddetmeler, dolandırıcılık kayıpları, manuel istisna yönetimi ve yavaş ürün geliştirme gibi süreçlerin yarattığı çok daha büyük giderleri gözden kaçırabiliyor. Kurumlar, işlemci değişikliğine gitmeden önce bu gizli maliyetleri ölçerek modernizasyon için daha güçlü bir finansal gerekçe oluşturabiliyor.
Kurumlar kendi işlem ve personel verilerini uyguladığında bu maliyetlerin boyutu çok daha net bir şekilde ortaya çıkıyor:
- Ayda 10 milyon işlem girişimi üzerinden yüzde 0,50'lik önlenebilir bir hatalı reddetme oranı, 50.000 geçerli satın alımın reddedilmesi anlamına geliyor. İşlem başına 24 sentlik takas ücreti ile bu, müşteri hizmetleri aramaları, azalan kart kullanımı ve hesap kapatma gibi faktörler hesaba katılmadan önce aylık yaklaşık 12.000 dolar gelir kaybına denk geliyor.
- Ayda 25.000 banka kartı istisnasıyla ilgilenen ve her bir istisna için ortalama 12 dakika harcayan bankalar, toplamda 5.000 saatlik personel zamanı tüketiyor. Saatlik işgücü maliyetinin 40 dolar olduğu göz önüne alındığında, bu operasyonel gider aylık 200.000 dolara, yani yıllık 2,4 milyon dolara ulaşıyor.
- Raporda atıfta bulunulan Federal Rezerv (Fed) verilerine göre, 2024 yılında tüketici ödemelerinin adet bazında yüzde 30'u banka kartlarıyla gerçekleşti. Ayrıca tüketicilerin yüzde 39,8'i market dışındaki son mağaza içi alışverişlerinde banka kartı kullanırken, bu oran kredi kartı kullananlarda yüzde 29 olarak kaydedildi.
Bu rakamlar, banka kartı altyapısının neden bir elektrik faturasından çok bir motor gibi çalıştığını gösteriyor. Bir işlemci, işlemleri yetkilendirmeye devam ederken aynı zamanda geliri azaltan, çalışanları yavaşlatan ve müşterileri başka ödeme yöntemlerine yönlendiren sürtüşmelere neden olabiliyor.
Araştırma, modern altyapının bu denklemi nasıl iyileştirebileceğine dair birkaç yöntem tespit etti. Gerçek zamanlı karar verme mekanizmaları, dolandırıcılık kontrollerini zayıflatmadan kurumların daha fazla geçerli satın alımı onaylamasına yardımcı olabiliyor. Anında dijital kart ihracı sayesinde müşteriler, fiziksel kartları gelmeden hesaplarını kullanmaya başlayabiliyor. Yapılandırılabilir harcama limitleri, dijital cüzdan entegrasyonu ve gerçek zamanlı bildirimler de banka kartlarını daha kullanışlı hale getirerek müşteri ilişkisini güçlendirebiliyor.
Ancak modernizasyon dikkatli bir planlama gerektiriyor. Kurumların token göçü, ağ yönlendirmesi, BIN sponsorluğu, müşteri kohortları ve paralel işleme süreçlerini koordine etmesi gerekiyor. Ayrıca dönüşüm sonrasında yetkilendirme oranları, dolandırıcılık kayıpları, istisna hacimleri, şikayetler ve cüzdan performansı gibi sonuçların ölçülmesi büyük önem taşıyor.
Raporun olumlu çıkarımı ise şu: Kartı çıkaran kurumların gizli banka kartı maliyetlerini kalıcı olarak kabul etmeleri gerekmiyor. Bu maliyetler görünür hale geldiğinde kurumlar en büyük kayıp kaynaklarını hedef alabilir ve değişim için çok daha net bir mali gerekçe oluşturabilir.