ABD'de otomatik plaka tanıma sistemleri, mahremiyet aktivistlerinin yoğun eleştirisine hedef oluyor. Elektronik Sınır Vakfı (EFF), bu sistemlerin temel sivil özgürlükleri zedelediğini savunuyor. Ancak görünen o ki plakanızı takip etmek sadece bir başlangıç.
Bu alanda faaliyet gösteren Leonardo şirketinin yeni bir kozu var. 404Media'nın haberine göre, Leonardo'nun SignalTrace sistemi artık sadece plakaları değil, günlük hayatta yanınızda taşıdığınız cihazların yaydığı benzersiz sinyalleri de takip edecek. Şirket, konuyla ilgili yorum talebine yanıt vermedi.
Leonardo'nun kendi ürün tanıtımına göre SignalTrace, araç plakalarını, Bluetooth gibi yaygın kablosuz protokoller aracılığıyla sinyal yayan cihazlarla ilişkilendiriyor. Bunlar arasında cep telefonları, AirPod'lar, fitness takipçileri ve akıllı saatler bulunuyor. Sistem ayrıca temassız RFID cihazlarını da tespit edebiliyor. Yani lastiklerinizdeki hava basıncını ölçen sensörler, işyeri kartınız ve hatta evcil hayvanınızın kaybolmaması için takılan mikroçip bile bu kapsamda.
Leonardo süreci şöyle açıklıyor: Cihazlar sinyal yaydıkça SignalTrace istasyonları bu sinyalleri yakalayıp birbirleriyle ve varsa plaka tanıma verileriyle ilişkilendiriyor. Toplanan veriler, hangi cihaz grubunun birlikte hareket ettiğini gösteriyor. Soruşturmalar sırasında algoritmalar, hangi cihaz karışımının tahmin edilebilir şekilde birlikte hareket ettiğini belirliyor. Zaman damgası ve konum verileriyle ilişkilendirilen bu cihaz karışımına 'elektronik parmak izi' deniyor ve şüphelilerin veya tanıkların tespit edilmesine yardımcı olabiliyor.
Örneğin, 100 arabadan 70'inde iPhone bulunabilir, ancak bunlardan yalnızca birinde iPhone 13rev2, Audi radyosu, Bose kulaklık, Garmin spor saati, anahtar bulucu ve ABC-1234 plakası bir arada olacaktır. Bu spesifik veri kümesi bir elektronik imza oluşturuyor.
Yani şirkete göre, bir sürücü "plakasını değiştirse veya çıkarsa bile" aracı ve kendisi takip edilebiliyor. Leonardo, sistemin "gözlemci olmayan istihbarat toplama" yöntemi kullandığını ve cihazların herkese açık olarak yaydığı tanımlayıcıları tespit ettiğini belirtiyor. Bu sayede sistem, çok çeşitli kablosuz radyolarla donatılmış hemen her cihazın parmak izini çıkarabiliyor.
Toplanan veriler daha sonra Leonardo'nun Kurumsal Operasyon Merkezi'nde depolanıyor ve ileride sorgulanıp analiz edilebiliyor. Üstelik bu teknoloji, büyük bir plaka tanıma altyapısı gerektirmiyor. SignalTrace sensörleri kameralı veya kameraya ihtiyaç duymadan kurulabiliyor ve şirket, bunların "tren istasyonları, etkinlik mekanları ve alışveriş merkezleri gibi yol dışı ve trafik olmayan ortamlara" da yerleştirilebileceğini iddia ediyor.
Leonardo'nun veri toplama yöntemleri teknik olarak yasal sınırlar içinde kalsa da (ABD Yüksek Mahkemesi, kamuya açık alanlarda mahremiyet beklentisi olmadığını defalarca onayladı), bir şirketin her hareketinizi kaydettiği bir veri tabanı oluşturması birçok kişiyi rahatsız ediyor. Bu teknolojinin mülkiyetten kişiye geçişi sağlaması, bu durumu değiştirebilir.