Salı günü kamuoyuyla paylaşılan mektupta, Ulaştırma Bakanı Sean Duffy, Ford CEO'su Jim Farley'ye hitaben otomobil üreticisinin Çinli şirketlerle yaptığı anlaşmalara dair derin endişe duyduğunu ifade etti ve Farley'yi bu ülke ile bağlarını kesmeye çağırdı.
Duffy, "Ulaştırma Bakanlığı küresel pazarın yoğun rekabet baskılarının farkında olsa da, şirketin son stratejik kararları, köklü bir Amerikan markasının geleceğini Çin devlet destekli işletmelerle aktif bir şekilde iç içe geçirdiğine dair rahatsız edici bir tablo çiziyor" dedi.
Duffy, küresel batarya ve araç üretiminde öncü konumda olan Çinli şirketlerle yapılan bazı anlaşmalara da dikkat çekti. Özellikle Çinli şirketin İspanya'daki bir Ford fabrikasında araç üretmesine olanak tanıyan Geely ortaklığına işaret etti. Ford'un 2030 yılına kadar Çin'de bazı Lincoln modellerini üretmeye devam etme kararını sert bir dille eleştirdi. Ayrıca Ford'un Michigan'daki yeni tesisinde lityum demir fosfat (LFP) bataryalar üretmesini sağlayan CATL teknoloji lisanslama anlaşmasını da hedef aldı. Çin ve özellikle CATL, son yıllarda popülaritesi hızla artan, dayanıklı ve daha uygun fiyatlı hücreler olan LFP batarya üretiminde dünyaya liderlik ediyor.
Duffy, "Ulaştırma Bakanlığı, Ford'un Michigan, Marshall'daki faaliyetteki BlueOval Battery Park tesisinde Çinli batarya üreticisi CATL'den lisanslanan teknolojiye olan bağımlılığından derin endişe duymaya devam etmektedir" diye yazdı.
Ford Fathom, CATL lisanslama anlaşması kapsamında sağlanan LFP bataryaları kullanacak.
InsideEVs'e ilettiği yanıtta, otomobil üreticisi tesisin Ford'a ait olduğunu, Ford tarafından kontrol edildiğini ve Ford personeli tarafından çalıştırıldığını belirtti. Şirket açıklamasında, "Diğerleri Çin'den batarya ithal etmeye devam ederken, Ford burada, Amerika'da batarya üretmek için yatırım yapıyor. CATL anlaşması bir ortak girişim veya yabancı mülkiyetindeki bir üretim operasyonu değil, sınırlı bir teknoloji lisanslama ve hizmet anlaşmasıdır" dedi.
Ford, mektubu "manşet çalma girişimi" olarak nitelendirerek, Beyaz Saray'ın sadece birkaç gün önce bir basın bülteninde batarya tesisini övdüğünü hatırlattı.
CATL ile kurulan bu bağlar, tesisi en başından itibaren siyasi açıdan tartışmalı bir konuma sokmuştu. Günümüzde batarya üretimini artıran tesis, Ford'un piyasaya sürmeye hazırlandığı 30.000 dolarlık elektrikli pick-up modeli Fathom için LFP bataryalar üretecek.
Son dönemde Washington'da Çinli otomobillere ve üreticilerine yönelik tepkiler çığ gibi büyüyor ve bu konu, pratikte siyasetin her iki kanadının da uzlaşabildiği neredeyse tek mesele haline geldi. Temmuz ayında, yüzde 15'ten fazla Çin hissesine sahip şirketlerin ABD'de araç satmasını yasaklayacak yeni bir yasa tasarısı, Senato Ticaret Komitesi'nden oybirliğiyle ve iki partili destekle geçti.
Bu yeni düzenleme, belirli Çinli araç teknolojilerini yasaklayan ve Polestar'ı ABD pazarından çıkmaya zorlayan mevcut kuralların yanı sıra, Çin malı otomobillere uygulanan yüzde 100 gümrük vergisinin üzerine eklenecek. Mevcut durumda yürürlükte olan bu politikaların her ikisi de Biden döneminde hayata geçirilmişti.
Washington'ın Amerika'yı Çinli otomobillerden izole etme çabasında büyük bir ironi yatıyor. Çin, elektrikli araçlardaki şaşırtıcı liderliğini daha da sağlamlaştırırken, ABD'deki Cumhuriyetçiler bu sektör için sağlanan federal desteği büyük ölçüde kesti. Yönetimin politikalarını eleştirenler, bu durumun geleceğin otomotiv endüstrisinde Amerika'yı büyük bir dezavantaja düşürdüğünü savunuyor.