Bilim

Yaşlanmayı Tersine Çevirmeyi Hedefleyen İlaç İlk Kez İnsanda Denendi

Yaşlanmayı Tersine Çevirmeyi Hedefleyen İlaç İlk Kez İnsanda Denendi
İngilizcenizi Malta'da eğlenerek geliştirmek ister misiniz? Bilgi al →

Yaşlanma araştırmalarında tarihi bir adım atıldı. Life Biosciences, ER-100 adlı deneysel hücresel gençleştirme tedavisini ilk gönüllüye uyguladığını açıkladı. Şirkete göre ER-100, FDA'nın insanlarda test edilmesine onay verdiği ilk hücresel gençleştirme tedavisi olma özelliğini taşıyor.

Son yıllardaki araştırmalar, yaşlanmanın yalnızca hücrelerdeki fiziksel hasardan kaynaklanmadığına işaret ediyor. Hücrelerin zamanla genetik talimatları doğru okuyamamasına yol açan epigenetik değişimlerin de bu süreçte kritik rol oynadığı artık daha iyi anlaşılıyor. Bilim insanları bu nedenle hücreleri tamamen sıfırlamak yerine daha genç bir duruma geri döndürebilecek yöntemler arıyor.

ER-100, Japon kök hücre araştırmacısı Shinya Yamanaka'nın geliştirdiği yeniden programlama yönteminden yararlanıyor. Yamanaka faktörleri olarak bilinen bu özel genler, olgun hücreleri daha genç ve esnek bir hâle döndürebiliyor. Ancak Life Biosciences bu yöntemi daha kontrollü biçimde uyguluyor: Dört faktörün tamamı yerine yalnızca OCT4, SOX2 ve KLF4 adlı üç faktör kullanılıyor. Böylece hücrelerin kimliği tamamen silinmeden yaşlanmayla ilişkili epigenetik değişimlerin geri çevrilmesi hedefleniyor.

Şirketin kurucuları arasında yer alan yaşlanma biyolojisi uzmanı David Sinclair, yaşlanmanın büyük ölçüde epigenetik bilginin yitirilmesinden kaynaklandığını öne sürüyor. Sinclair'e göre bu çalışma, kaybolan epigenetik bilgilerin yeniden yüklenmesinin insan hastalıklarını iyileştirip iyileştiremeyeceğini test etmek için ilk somut fırsatı sunuyor.

İlk klinik denemeler göz hastalıklarına odaklanıyor. Çalışmaya açık açılı glokom ve NAION (non-arteritik anterior iskemik optik nöropati) hastaları alınacak. NAION, yetişkinlerde ani görme kaybının yaygın nedenlerinden biri. Tedavi doğrudan göze yapılan bir enjeksiyonla uygulanıyor; ardından sekiz hafta boyunca doksisiklin adlı antibiyotik veriliyor. Bu ilaç, hücrelere yerleştirilen yeniden programlama faktörlerinin ne zaman devreye gireceğini kontrol etmeye yarıyor.

Faz 1 çalışmasına toplam 18 gönüllü katılacak: 12'si glokom, 6'sı NAION hastası. Denemeler Boston, New York, Los Angeles ve Charleston'daki merkezlerde yürütülecek.

Hayvan deneylerinden gelen sonuçlar umut verici. Fare ve insan dışı primatlarda yapılan çalışmalarda yöntem, yaşlanmayla ilişkili epigenetik değişimlerin bir bölümünü geri çevirmeyi başardı; görme fonksiyonlarının kısmen yeniden kazanıldığı da gözlemlendi. Göz, ilk hedef olarak bilinçli seçildi: Araştırmacılar, göz içinde yapılan genetik değişikliklerin vücudun geri kalanına yayılma ihtimalinin çok düşük olduğunu belirtiyor. Bu durum, yan etkilerin daha kolay kontrol altında tutulmasını sağlıyor.

Öte yandan tüm uzmanlar bu adımın zamanlamasında hemfikir değil. Bazı araştırmacılar, yeniden programlama genlerinin geçmiş deneylerde teratom adı verilen tümörlerin oluşumuna yol açtığını hatırlatıyor. Saç, diş veya farklı doku parçaları içerebilen bu tümörler, kanser riskini alanın en büyük soru işaretlerinden biri hâline getiriyor. Life Biosciences, dört yerine üç faktör kullanmalarının ve doksisiklin kontrolünün bu riski önemli ölçüde düşürdüğünü savunuyor.

Bu alandaki yatırımcı ilgisi de hızla artıyor. Jeff Bezos ve Sam Altman başta olmak üzere teknoloji dünyasının önde gelen isimleri çeşitli uzun ömür girişimlerine destek veriyor. ER-100'ün klinik sonuçları yalnızca göz hastalıkları açısından değil, yaşlanmanın biyolojik olarak gerçekten tersine çevrilip çevrilemeyeceği sorusuna yanıt arayan araştırmacıların tamamı tarafından yakından izlenecek.

Üniversite Destekli Dil Okulu

Kaynak: DonanımHaber