Birçok küçük işletme için gelir artışı, bir akıllı telefon ekranına dokunmakla başlıyor. Çünkü müşterilerin büyük bir kısmı zaten orada bulunuyor.
Bu bulgu, PYMNTS Intelligence'ın yeni raporu "KOBİ Büyüme Farkı: Liderler Diğerlerinin Kaçırdığı Neyi Takip Ediyor?"dan geliyor. Rapor, ABD'deki küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) büyümek için kullandığı çeşitli yöntemleri inceliyor. Rapora göre, müşterilerinin nereden geldiğini takip eden şirketler, bunu yapmayanlara kıyasla önemli ölçüde daha iyi performans gösteriyor. Ayrıca rapor, işletme sahiplerinin müşterilere ulaşma konusundaki düşüncelerinde daha geniş çaplı bir değişimi de ortaya koyuyor.
Mobil uygulamalar ve sosyal medya, gelecekteki yatırımları kendine çekiyor çünkü bu kanallar bir işletmeyi fiziksel sınırlarının ötesine taşıyor. Bu sayede işletme sahipleri, müşterileri nerede olurlarsa olsunlar bağlantıda kalabiliyor. Dijital kanallar, fiziksel mağazaların yerini almak yerine giderek ilk temas noktası haline geliyor. Bu durum, KOBİ'lerin yeni müşteriler çekmesine, tekrar satın almaları teşvik etmesine ve gelecekteki kararları şekillendirecek veriler toplamasına yardımcı oluyor.
Bu eğilim, pratik bir gerçeği yansıtıyor: Fiziksel bir mağaza, çalışma saatleri içinde aynı anda yalnızca bir mahalleye hizmet verebilirken, bir mobil uygulama veya sosyal platform, günün her saatinde, çok daha düşük bir maliyetle, her yerdeki müşterilere ulaşabiliyor.
Öne Çıkan Bulgular:
- KOBİ'lerin %48'i, önümüzdeki yıl dijital pazarlamanın en büyük yeni müşteri kaynağı haline gelmesini bekliyor. Bu oran bugün %34 seviyesinde.
- Halihazırda bir mobil uygulama kullanan KOBİ'lerin %73'ü bu kanalı genişletmeyi planlıyor. Bu, mobil uygulamayı gelecekteki yatırımlar için en popüler alan haline getiriyor.
- Sosyal medyayı kullanan KOBİ'lerin %69'u buradaki varlığını artırmayı hedeflerken, fiziksel mağazası olan işletmelerin yalnızca %40'ı bu kanalı genişletmeyi planlıyor. Tüm KOBİ'lerin sadece %6'sı yeni bir fiziksel mağaza açmayı bekliyor.
Bulgular, KOBİ'lerin en yeni teknolojinin peşinden koşmaktan ziyade müşteri davranışlarını takip ettiğini gösteriyor. Sosyal medya, marka bilinirliğinin ötesine geçerek bir keşif motoruna dönüştü. Alışveriş yapanlar, daha önce hiç aramadıkları işletmelerle burada karşılaşabiliyor; ayrıca kişiselleştirilmiş tekliflere, sadakat programlarına ve kolay sipariş verme imkanına erişebiliyor. Aynı zamanda dijital kanallar, işletme sahiplerinin hangi kampanyaların, ürünlerin ve müşteri segmentlerinin en güçlü getiriyi sağladığını görmek için analiz edebileceği sürekli bir bilgi akışı üretiyor.
Rapor ayrıca, dijital genişlemenin fiziksel mağazaların yok olduğu anlamına gelmediğini de hatırlatıyor. Mobil satış kanalları yaygın olarak kullanılsa da, fiziksel lokasyonlar hala gelirin önemli bir kısmını oluşturuyor. KOBİ'lerin çoğu, dijital ve yüz yüze deneyimleri birleştiren hibrit bir modelle çalışıyor. Genel olarak, KOBİ'lerin %61'i hibrit kategorisine girerken, dijital kanallar ortalama satışların %57'sini, fiziksel kanallar ise %41'ini oluşturuyor. Bu durum, en yüksek performans gösteren KOBİ'lerin müşterilerinin nereden geldiğini anlayan ve en büyük ivmeyi gösteren kanala (ister fiziksel ister dijital olsun) yatırım yapmaya devam eden işletmeler olduğunu gösteriyor.