Yapay Zeka

Hindistan, arayan kimliği uygulamalarını spam raporlarını operatörlerle paylaşmaya zorluyor

Hindistan, arayan kimliği uygulamalarını spam raporlarını operatörlerle paylaşmaya zorluyor
Malta, Avrupa'nın Hawaii'si! Hem eğlen hem İngilizce öğren. Katıl →

Hindistan, spam'le mücadele kapsamını genişleterek arayan kimliği ve arama yönetimi uygulamalarının, kullanıcıların spam raporlarını telekom operatörleriyle paylaşmasını zorunlu hale getirdi. Karar, spam engelleme uygulaması Truecaller'ın "rekabet karşıtı" tepkisiyle karşılaştı.

Ülkenin telekom düzenleyicisi Hindistan Telekom Düzenleme Kurumu (TRAI), cuma günü ticari iletişimi düzenleyen kurallarda değişikliğe gitti. Buna göre, kullanıcıların aramaları spam ya da istenmeyen olarak işaretlemesine izin veren arayan kimliği ve arama yönetimi uygulamaları, bu raporları telekom operatörlerinin yönettiği blokzincir tabanlı bir platforma göndermek zorunda. Söz konusu platform, ticari iletişimi izliyor ve spam karşıtı kuralları uyguluyor.

TRAI'a göre bu değişikliğin amacı, spam gönderenlere karşı harekete geçmek için kullanılabilecek spam raporu havuzunu genişletmek. Böylece uygulamaların topladığı raporlar, telekom sektörünün yaptırım altyapısıyla birleştirilmiş olacak.

Ancak Truecaller, TechCrunch'a yaptığı açıklamada bu zorunluluğu "tek yönlü bir değişim" ve "rekabet karşıtı" olarak nitelendirdi. Şirket, düzenlemenin kendisi gibi arama yönetimi uygulamalarından ticari açıdan değerli verileri telekom operatörlerine aktardığını savunuyor.

Hindistan, Truecaller'ın en büyük pazarı konumunda. Şirketin dünya genelindeki 500 milyonu aşkın aylık aktif kullanıcısının 350 milyondan fazlası bu ülkede bulunuyor. Merkezi Stockholm'de bulunan şirket, spam aramaları tespit edip engellemek için topluluk raporlarının yanı sıra otomatik tespit ve başka sinyallerden de yararlanıyor.

Yeni kurallar, Hindistan'ın devasa boyutlardaki spam ve dolandırıcılık aramalarıyla boğuştuğu bir dönemde geldi. Truecaller'ın şubat ayında yayımladığı rapora göre ülkedeki kullanıcılar 2025'te engellenen, etiketlenen ya da yanıtsız bırakılanlar dahil yaklaşık 42 milyar spam aramayla karşılaştı. Şirket, yıl boyunca yaklaşık 12 milyar spam aramayı engellediğini de açıkladı.

Truecaller ile Hintli düzenleyicinin spam aramaların nasıl ele alınacağı konusunda ilk kez karşı karşıya gelişi değil bu. İsveçli şirket daha önce, arama yönetimi uygulamalarının devletin belirlediği bazı numara aralıklarından gelen aramaları otomatik olarak spam etiketlemesini engelleyen kısıtlamalara da itiraz etmişti. Şirket, bu muafiyetin istenmeyen aramaların filtrelerinden kaçmasına yol açabileceğini savunmuştu.

Cuma günkü değişiklikler bu kısıtlamayı koruyor. Arama yönetimi uygulamalarının; tanıtım, hizmet ve işlemsel iletişim için kullanılan belirlenmiş numara serilerinden gelen aramaları toplu olarak engellemesi, filtrelemesi ya da spam olarak etiketlemesi yasaklandı. Düzenleyiciye göre bireysel kullanıcılar bu tür aramaları kendi cihazlarında engellemeyi yine de seçebilir.

Bir Truecaller sözcüsü, "Verilerimiz ve kullanıcı eğilimleri, spam gönderenlere tanınan bu serbestliğin spam'i patlattığını açıkça gösterse de geçen yılın sonundan bu yana bu kurala uyuyoruz" dedi.

Yeni Delhi merkezli danışmanlık şirketi The Quantum Hub'da telekom düzenlemeleri politikası çalışmalarını yürüten ortak Sumeysh Srivastava, son değişikliğin iki ayrı katmanı birbirine bağladığını söyledi: Telekom operatörleri altyapı ağını sağlıyor ve blokzincir tabanlı spam karşıtı sistemi işletiyor; arayan kimliği uygulamaları ise bu ağın üzerinde çalışarak aramaları tanımlayıp filtreliyor.

Srivastava, TechCrunch'a yaptığı değerlendirmede bunun teknik ve yetki alanına dair sorular doğurduğunu belirtti. Bu sorular arasında uygulamaların hangi raporlama standartlarına uymak zorunda kalacağı ve zorunluluğun telekom operatörü olmayan şirketlere nasıl uygulanacağı da var.

Mart ayındaki bir taslak, zorunluluğun Hindistan'ın bilişim yasaları üzerinden uygulanmasını öneriyordu. Ancak Srivastava, yeni duyuruda bu yaptırım mekanizmasının nihai kurallarda korunup korunmadığının belirtilmediğine dikkat çekti.

Güncellenen düzenleme kapsamında uygulamaların fiilen ne kadar bilgi sağlamak zorunda kalacağı da belirsiz. Yeni Delhi merkezli politika düşünce kuruluşu The Dialogue'un kurucu direktörü Kazim Rizvi, TechCrunch'a yaptığı açıklamada, bir uygulamadan kullanıcının yaptığı belirli bir spam raporunu iletmesini istemenin; şüpheli aramaları tespit etmek için kullandığı daha geniş veri setlerini, itibar sinyallerini ya da analitik sistemleri paylaşmasını istemekten önemli ölçüde farklı olduğunu söyledi.

Rizvi'ye göre kuralların; hangi bilgilerin iletilmesi gerektiği, kullanıcıların nasıl bilgilendirileceği ya da onayının nasıl alınacağı ve bu verilerin sonrasında nasıl saklanıp kullanılacağı konularında netlik kazanması gerekiyor.

TRAI, TechCrunch'ın uygulamaların hangi bilgileri paylaşmak zorunda kalacağına ve kuralın Android ile iOS gibi akıllı telefon işletim sistemlerine ve arama uygulamalarına yerleşik spam bildirme özelliklerini de kapsayıp kapsamayacağına dair sorularını yanıtsız bıraktı.

Yapay zekâ destekli aramalar için yeni kurallar

Değişiklikler, arama yapmak için yazılım ve yapay zekâ sesli asistanlarının artan kullanımını da ele alıyor. Bir kişinin numarayı doğrudan çevirmeden otomatik olarak yapılan aramalar artık TRAI'ın uygulamadan kişiye (A2P) çerçevesine girecek. Buna robot aramalar ile önceden kaydedilmiş ya da yapay sesler kullanan aramalar da dahil.

Bu tür sistemleri kullanan şirketler, kullanımlarını ve söz konusu telefon numaralarını önceden telekom operatörlerine bildirmek zorunda olacak. TRAI'a göre beyan edilmemiş A2P aramaları spam olarak değerlendirilecek.

Srivastava'ya göre asıl ölçüt, aramanın yapay zekâ üretimi bir ses kullanıp kullanmadığından ziyade nasıl başlatıldığı. Bu da insan tarafından başlatılan yapay zekâ destekli aramalar konusunda bir belirsizlik bırakıyor.

TRAI'ın eski ek genel sekreterlerinden Satya N. Gupta, TechCrunch'a yaptığı açıklamada yeni kuralların işletmelerin yapay zekâ ya da diğer otomatik arama teknolojilerini kullanmasını kısıtlamadığını, bunun yerine bu kullanımı telekom operatörlerine bildirmelerini şart koştuğunu söyledi.

Telekom operatörleri ayrıca A2P aramalarında dakika başına 5 paise (yaklaşık 0,052 sent) kadar sonlandırma ücreti uygulayabilecek. Ancak belirli numara aralıkları kullanılarak yapılan aramalar bundan muaf tutulacak.

Rizvi, TechCrunch'a yaptığı değerlendirmede yeni tanımın, çağrı merkezlerinden yapılan aramalar ve tıkla-ara hizmetleri gibi bir insanın hâlâ sürece dahil olduğu yazılım tabanlı aramaları da kapsayabileceğini belirtti. Rizvi, "Bu ayrım yapılmazsa A2P kategorisi, çözmesi amaçlanan düzenleyici sorundan daha geniş hale gelme riski taşıyor" dedi.

Gün Batımı, Kokteyl, İngilizce

Kaynak: TechCrunch