Fırlatma maliyetlerindeki uçurum
SpaceX, maliyetleri kontrol altına alma konusunda diğer ülkelere kıyasla büyük bir avantaj yakaladı. On yıl önce ABD ve Avrupa'nın fırlatma maliyetleri birbirine yakındı. Ancak kamuya açık verilere göre bugün Avrupa'daki fırlatma maliyetleri, ABD'deki benzer yük taşımalarının tam üç katına çıkmış durumda.
Araştırmacıların tahminlerine göre, ABD'de yörüngeye bir kilogram yük göndermenin ortalama maliyeti şu anda 3.225 dolar. Diğer ülkelerde ise bu rakam çok daha yüksek: Japonya 5.287 dolar, Çin 5.809 dolar, Rusya 6.682 dolar ve Avrupa 9.897 dolar. Hindistan'da ise bu maliyet kilogram başına neredeyse 15.000 dolar seviyesine ulaşıyor.
2025 yılına göre ülkelerin kilogram başına ortalama yörünge fırlatma maliyeti. (Kaynak: Economics Letters)
Yazarlar, Hindistan için çıkan bu çok yüksek rakamın, ülkenin tasarruflu uzay programı anlatısıyla çeliştiği için şaşırtıcı görünebileceğini belirtiyor. Ancak bu durumun sebebi, küçük roket boyutlarına odaklanılması; bu da uluslararası standartlara göre düşük olsa da sabit maliyetlerin sınırlı bir yük üzerinden amortismanının yapılması anlamına geliyor.
Maliyetleri düşürmenin anahtar faktörleri ise daha büyük roketler, artırılan fırlatma sıklığı ve fırlatma araçlarının yeniden kullanımı.
Ölçeklenmesi zor yerli teknoloji
Peki diğer ülkeler bu duruma karşı ne yapmalı? Araştırmacılar, Avrupa'daki ve diğer bölgelerdeki ülkelerin fırlatma ihtiyaçları için yalnızca yerli roketlerine güvenmeye karar vermeleri halinde maliyetlerinin artacağını, bunun da uydu takımyıldızları gibi uzay tabanlı operasyonları genişletme çabalarını yavaşlatabileceğini savunuyor. Bu durum, politika yapıcıları zor bir seçimle baş başa bırakıyor.
Yazarlar konuyla ilgili şu çarpıcı değerlendirmeyi yapıyor: "Özellikle Avrupa'ya bakıldığında, kıta şu anda iki arada bir derede kalmış durumda. Stratejik uzay varlığını genişletmek için ya düşük maliyetli Amerikan fırlatma teknolojisine bağımlı kalmayı ya da pahalı ve ölçeklenmesi zor yerli teknolojiye güvenmeyi seçmek zorunda."
Rekabetçi kalabilmek için uzay gücü olan ülkelerin daha iyi ve daha modern fırlatma kapasiteleri geliştirmesi şart. Yeniden kullanılabilir fırlatma araçlarında ABD açık ara önde ve geliştirilmekte olan ticari roketlerin neredeyse tamamı yeniden kullanım özelliği barındırıyor. Çinli firmalar da bu teknolojiyi aynı şekilde ileriye taşıyor. Avrupa'nın çabaları ise bugüne kadar yavaş ve hantal kaldı.
Buna bir örnek olarak, Avrupa Uzay Ajansı'nın küçük, yörünge altı sıçramaları test etmek için başlattığı Themis programı gösterilebilir. Programın 2022 yılına kadar alçak irtifa sıçrama testleri yapması planlanıyordu. Ancak aradan geçen onca zamana rağmen araç henüz yerden havalanabilmiş değil.