Perakendeciler ve hizmet sağlayıcılar, dolandırıcılık önlemlerini daha da sıkılaştırmak yerine, güvenilir müşterilerin işlemlerini onaylayarak çok daha fazla gelir elde etme fırsatına sahip.
Bu fırsat, PYMNTS’in “Ödeme Optimizasyonu Takip Serisi”nin Ağustos ayı raporu olan “Performans Boşluğu: Neden Her İşlem Bir Büyüme Fırsatıdır?” başlıklı çalışmada detaylandırılıyor. Rapor, başarısız işlem onaylarının, yüksek işlem maliyetlerinin ve katı dolandırıcılık kontrollerinin, alışveriş sürecinin çeşitli aşamalarında ödeme performansını düşürdüğünü ortaya koyuyor. Yeni nesil ödeme platformları ise onay, maliyet ve risk yönetim araçlarını tek bir çatı altında toplayarak bu sorunların üstesinden gelmeyi hedefliyor.
Raporun üçüncü temel bulgusu, yapay zeka destekli bu akıllı katmanın ödeme kararlarını anlık olarak nasıl iyileştirebildiğine odaklanıyor. Çalışma, işletmelerin satışlarını ve kâr marjlarını korumalarına yardımcı olacak üç temel yöntemi sıralıyor.
İşte rapordan öne çıkan temel bulgular:
- Yapay zeka, dolandırıcılık kontrollerinin yarattığı istenmeyen yan etkileri azaltıyor. Raporda atıfta bulunulan Mastercard araştırmasına göre, katılımcıların beşte dördü yani yüzde 83'ü, yapay zekanın geçen yıl boyunca hatalı red oranlarını ve buna bağlı müşteri kayıplarını ciddi ölçüde düşürdüğünü belirtiyor. Yapay zeka sistemleri sadece sabit kurallara bağlı kalmak yerine; kullanıcı davranışlarını, geçmiş işlemleri ve anlık sinyalleri analiz ediyor. Buradaki temel amaç, şüpheli işlemleri gerçek alışverişlerden çok daha hassas bir şekilde ayırt etmek.
- Risk kontrol sistemleri sadece zararı önlemekle kalmıyor, aynı zamanda geliri de koruyor. PYMNTS Intelligence’ın daha önce yaptığı bir çalışmaya göre, ABD'li tüketicilerin yüzde 56'sı son üç ay içinde haksız bir ödeme reddiyle karşılaştı. Reddi yiyen tüketicilerin yüzde 42'si ise başarısız olan işlemin ardından sepetlerini terk edip alışverişi yarıda bırakıyor. İşletmeler için, aşırı tedbirli bir sistem tarafından reddedilen meşru bir işlem, doğrudan satış kaybına yol açıyor ve müşteri sadakatini zedeliyor. Daha akıllı tarama yöntemleri, her iki riski de minimize etmeye yardımcı oluyor.
- Finansal getiri sadece onay oranlarıyla sınırlı değil. Mastercard'ın araştırması, yapay zeka destekli tespit sistemleri kullanan banka ve ödeme kuruluşlarının yüzde 42'sinin ve yüzde 26'sının, son iki yıl içinde 5 milyon doların üzerinde dolandırıcılık girişimini engellediğini gösteriyor. Bu teknoloji, tıpkı geliştirilmiş bir havalimanı güvenlik kontrol noktası gibi çalışıyor. Yüksek riskli işlemlere daha sıkı inceleme uygularken, güvenilir müşterilerin işlemlerini gecikme yaşamadan hızlıca tamamlamasına olanak tanıyor.
Rapor aynı zamanda işlem onay süreçlerinin ve maliyetlerin optimizasyonunu da masaya yatırıyor. Verilere göre, temel ödeme orkestrasyon araçlarını kullanan şirketlerin yüzde 69'u yüzde 97'nin üzerinde onay oranı yakalıyor. Manuel yönlendirme yapan firmalarda bu oran sadece yüzde 32'de kalıyor. Üstelik ödeme orkestrasyonu, işlem ücretlerini de yüzde 30'a kadar düşürebiliyor.
Tüm bu bulgular bir araya geldiğinde, işletmelerin güçlü güvenlik, düşük maliyet ve hızlı ödeme deneyimi arasında bir seçim yapmak zorunda olmadığı ortaya çıkıyor. Akıllı ödeme sistemleri, mevcut talepten çok daha fazla gelir elde edilmesini sağlarken aynı zamanda bu üç temel hedefi de başarıyla ilerletebiliyor.